14/7/2009 - Bakü'nün Carla Bruni'si |
Bakü'nün Carla Bruni'si
İngiltere'ye resmi bir ziyarette bulunan Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev'den çok eşi Mihriban Aliyev ilgi gördü. Mihriban Aliyev "Bakü'nün Carla Bruni"si olarak tanımlandı.
Hazar doğalgazını Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşıyacak 7.9 milyar Euro’luk Nabucco Projesi’nde ilk büyük adım dün atıldı. Ankara’da 5 geçiş ülkesinin liderleri hazır bulundu ama gaz sağlayıcı ülke olan Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev Ankara'ya gelmek yerine İngiltere'nin başkenti Londra'ya gitti. İngiltere'deki geziye İlham Aliyev eşi Mihriban Aliyev ile birlikte katıldı. Alman Bild gazetesi Azerbaycan'ın first ladysini Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'nin eşi Carla Bruni'ye benzeterek, "Bakü'nün Carla Bruni"si diye manşetine taşıdı.
|
| • 0 Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
17/4/2008 - Zengin kadın delikanlıyı bozar mı? |
Zengin kadın delikanlıyı bozar mı?

Uzmanların sözüne kulak verecek olursanız, artık erkekler eşlerinin kendilerinden daha fazla kazanıyor olmasına memnun oluyorlarmış. Acaba gerçekten öyle mi?
MSNBC ve Ell dergisi için geçenlerde yapılan 'Para, Seks ve Aşk' adlı anket çalışmasında yaklaşık 74.000 erkekle görüşüldü. Sadece yüzde 12'lik bir kesim 'eşleri kendilerinden daha fazla kazanacak olursa bundan rahatsızlık duyacaklarını' belirtti. Yüzde 88'lik kesim böyle bir durumda gayet memnun olacak gibi görünüyor.
EVE EKMEK GETİRME ROLÜ DE Mİ KADINA GEÇİYOR
Kabul etmek lazım ki, herhangi bir anket çalışmasında verilen cevapların samimiyetine her zaman güvenemezsiniz. Mesela iş yerinde sıkıcı bir gün geçirmişsinizdir, zam isteğiniz reddedilmiştir, banka borcunuzun vadesi gelmiştir. "Ah zengin bir kadın bulup evlensem de bu dertlerden kurtulsam" diye sızlandığınız bir anda böyle bir ankete cevap vermek durumunda kalmışsanız ne cevap verecektiniz?
O zaman madalyonun bir de öteki yüzüne bakalım ve zengin hanımlara soralım "Sizden daha az kazanan bir adamla mutlu bir birliktelik geçireceğinize inanır mıydınız?"
PEKİ ZENGİN KADINLAR NASIL BİR EŞ ARIYOR?
İngiltere'de zengin ve bekar hanımlara eş bulmak için çalışan Seventy-Thirty şirketinin kayıtlarına bir bakmak belki faydalı olabilir. Şirketin adındaki 70 ve 30 oranları, başarılı bir insanın iş ve hayat dengesini simgeliyor.
HESABI KİM ÖDEMELİ ?
Bu şirketin yöneticilerinden psikolog Rachel MacLynn diyor ki, "Bizden yardım isteyen hanımlar pratik anlamda kendilerine bakabilecek insanlar. Finansal desteğe ihtiyaçları yok. Faturaları ödeyecek bir erkeği değil, ihtiyaç duydukları zaman duygusal destek sağlayacak bir erkek istiyorlar. Bir tatlı söz, sığınacakları bir çift şefkatli kol arıyorlar..."
Bu çağrıyı duyan erkeklerin hemen hepsi kalkıp "Evet, ben bunu yapabilirim, ilgi ve şefkat gösterebilirim" diye heveslenebilirler. Oysa bu iş sanıldığı kadar kolay değil çünkü bu erkeklerin katılacağı sosyal ortamlarda karşı karşıya kalacakları durumlar bazı psikolojik sorunlara yol açabilir.
"Notting Hill filminde megastar Julia Roberts'in İngiltere'de ufak bir kitapçı dükkanı sahibi Hugh Grant ile karşılaşıp mutlu bir birliktelik kurmaları sadece bir masaldır" diyor MacLynn.
Bu anketlerde erkekler ısrarla "Eşimin benden zengin olmasının hiç önemi yok. Kesinlikle bunu dert etmem" dese de , kadının erkekten daha fazla kazandığı ilişkilerde erkekler kendilerini eksik ve yararsız hissediyorlar.
ERKEKLER HER ZAMAN ‘BAŞARI VE REKABET’ ODAKLI DÜŞÜNÜYOR
Seventy Thirty'nin kurucusu Susie Ambrose'un düşüncesine göre erkekler hangi ilişkinin içinde olurlarsa olsunlar 'başarı ve rekabet odaklı' olmaktan kendilerini alamıyorlar. Fakat bunun nedensiz ve temelsiz olduğunu iddia edemezsiniz. Çünkü kadınlar 'eşlerinin başarılı' olmasını arzu ediyorlar ve bu noktada parasal zenginlik 'başarının bir göstergesi' olarak algılanıyor.
Kadınlar açısından bakıldığında bu durum o kadar normal ki bunu ayrıca vurgulamaya gerek yok. İşte o nedenle kadınlar kendi aradıkları eşi tarif ederken bunu ayrıca belirtmektense, daha başka özelliklere odaklanmış bir görüntü veriyorlar.
Ama Seventy-Thirty müşterisi olan hanımlar arasında 'akademik başarıya ve sanatsal yaratıcılığa' sahip bir erkek arayan çok sayıda kadın var ki, bu durumda finansal açıdan zengin olmayan fakat entelektüel veya sanatsal açıdan potansiyel sahibi erkekler için 'zengin bir kadın' bulma şansının devam ettiğini söylemek mümkün.
Sorun şurada ki; entelektüel derinliğe veya sanatsal yaratıcılığa sahip bir erkek de duygusal ve zihinsel bakımdan diğer erkeklerden daha gelişmiş olduğuna göre, Seventy-Thirty müşterisi kadınların da 'dürüst olduklarına' inanmakta güçlük çekiyorlar.
|
| • 0 Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
19/1/2008 - Kadın ölçüsü almak yasak! |
|
|
|
|
|
|

Afganistan'da bir vilayette, erkek terzilerin kadınların ölçülerini alması yasaklandı.
Ülkenin kuzeydoğusundaki Takhar vilayeti valisi Abdüllatif İbrahimi, erkek terzilerden kadınlardan ölçü almaya ve kadınlar üzerinde prova yapmaya son vermelerinin istendiğini, bu işlemlerin bundan böyle kadın terzilerce yapılacağını bildirildi.
Taliban'ın uygulamalarını hatırlatan karar, din adamlarının oluşturduğu bir kurul tarafından alındı. Afganistan'da ticari terziliğin büyük bölümü erkeklerin elinde bulunuyor.
ABD'nin operasyonu sonucunda 2001'de devrilen Taliban rejimi de benzeri bir karar almıştı. Kaynak haber :AA | |
| • 0 Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
19/1/2008 - Hapiste 50 yıl unutuldu ! |
|
Hapiste 50 yıl unutuldu! |
|
|
|
|

Sri Lankalı bir adam mahkemeye çıkarılmadan 50 yıl hapiste unutuldu.
Bugün 80 yaşında olan D.P. James, Ağustos 1958’de babasına saldırarak bıçakla yaraladığı için tutuklanmıştı.
Cezaevinden bir akıl hastanesine sevkedilen James, tekrar getirildiği cezaevinde unutuldu. James ancak geçenlerde hastalanarak Colombo’da hastaneye götürülürken dosyalarına bakılınca fark edildi.
Hiç yargılanmadan ve ceza almadan hapiste kalan James’ın avukatı "Müvekkilim cezaevi bürokrasisinin kurbanıdır. Hapse girdiğinde 30 yaşındaydı. Gençliği çalındı. Şimdi gözleri zor gören beyaz saçlı seksenlik ihtiyar oldu" dedi.
Cahil bir adam olan ve yasaları bilmeyen James, bu kadar uzun hapiste kamasından dolayı hiç şikáyet etmemiş. Avukatı şimdi onun adına tazminat talep ediyor.
haber : internet haber |
|
| • 1 Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
19/1/2008 - Damat travesti çıktı, gelinin ailesi şokta! |
|
|
Damat travesti çıktı, gelinin ailesi şokta! |
|
|
|
|

Damat travesti çıktı; gelinin ailesi neye uğradığını şaşırdı....
İngiliz Dean Dudley, düğününe gelinlikle giderek 'Ben aslında travestiyim' dedi.
İngiltere'de yapılan bir düğünde salona 2 gelinin girdiğini gören konuklar, neye uğradığını şaşırdı...
Damat Dean Dudley düğün töreninde aslında kendisinin bir travesti olduğunu açıklayınca, başta gelinin ailesi olmak üzere tüm konuklar şok oldu. 6 yaşından beri gizlice kadın kıyafetleri giydiğini belirten travesti damat, "Kimse böyle olduğumu bilmiyordu. Bütün ailem ilk kez düğünde öğrendi.
DİĞER ADI DEANNE
Kadın kıyafetleri giyindiğim zaman adımı da Deanne olarak değiştiriyorum" şeklinde konuştu. Gelin Robyn ise "Onunla bir barda tanıştık. Kadın gibiydi. Sonra benimle konuşunca erkek olduğunu anladım. Onu olduğu gibi kabul ettim. Benim için hiçbir sorun yok. Ama ailem alışmakta herhalde biraz zorluk çekecek" ifadesini kullandı. | |
| • 0 Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
9/10/2007 - Saddam'ın parası Türkiye'de mi? |
Saddam'ın parası Türkiye'de mi?
Amerikan kaynakları, Saddam Hüseyin'e ait yaklaşık 3 milyar doların, Suriye ve Lübnan'da, Suriye kontrolündeki bankalarda bulunduğunu iddia etti. New York Times gazetesi, manşetten verdiği haberde, Türkiye'deki bankalarda da Iraklılara ait 500 milyon dolardan fazla para bulunduğuna inanıldığını yazdı. Gazete, ABD Hazine Bakanlığı yetkililerinin 2 hafta boyunca Suriye'nin başkenti Şam'da, Saddam'a ait hesaplara ulaşmaya çalıştığını, ancak önceleri işbirliği vaadinde bulunan Suriye'nin bu sözünü tutmaması nedeniyle sonuca ulaşamadıklarını bildirdi. New York Times'a açıklamada bulunan yetkililer, büyük bölümü Suriye'de, 495 milyon doları ise Lübnan'da bulunan 3 milyar doların, Irak dışında ortaya çıkarılan en fazla miktar olduğunu ifade etti. BM'de kabul edilen bir karar tasarısı, tüm üye ülkelerin Saddam rejimine ait paralara el koyarak, bunları Amerikan yönetimindeki Irak Kalkınma Fonu'na devretmesini öngörüyor. Gazetenin haberinde, Amerikalı yetkililerin, Suriye bankalarındaki paraların, Saddam yanlıları tarafından Irak'taki Amerikan askerlerine yönelik saldırıları düzenlemek amacıyla kullanılmasından endişe duyduğu vurgulandı. ABD'nin, paraları kimlerin kullandığını açıklaması için Suriye'ye baskı yaptığı belirtilen haberde, 3 milyar dolarla ilgili banka isimleri, hesap numaraları ve diğer ayrıntılara sahip olunduğu belirtiliyor. Haberde, Türkiye ve Ürdün'deki bankalarda da 500'er milyon dolar bulunduğu ve Ürdün'ün bu parayı Kalkınma Fonu'na teslim edeceğine inanıldığı bildirildi.
SADDAM'IN AİLESİ YEMEN'DE
Irak'ın devrik lideri Saddam Hüseyin'in ailesinin Yemen'de olduğu ileri sürüldü. El-Cezire televizyonunda konuya ilişkin yeralan haberde, Saddam'ın eşi Sacide Hayrullah, kızı Hala, kadeşleri ve torunlarının Yemen'de bir otelde kaldıkları belirtildi. Yemen'de bulunanan Irak vatandaşlarının Saddam Hüseyin'in ailesine para yardımında bulundukları ifade edilen haberde, aile mensuplarının otel masraflarının karşılandığı ve aylık 5 bin dolar tutarında para yardımının yapıldığı ileri sürüldü. Haberde ayıca, Saddam'in Ürdün'ün başkenti Amman'da bulunan diğer kızları Rağda ve Rasa'nin da önümüzdeki günlerde Yemen'e geçecekleri konusunda bilgiler yeraldı.
|
| • 0 Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
11/9/2007 - Dünya'nın en tehlikeli kaçakçısı yakalandı |
Dünya'nın en tehlikeli kaçakçısı yakalandı
A.A.
Kolombiya'da uyuşturucu karteli Norte del Valle'nin elebaşı Diego Montoya'nın yakalandığı açıklandı.
İŞTE FBI'NIN EN ÇOK ARADIĞI 10 TEHLİKELİ ADAMIN LİSTESİ...
İŞTE MONTOYA'NIN YAKALANDIKTAN SONRAKİ İLK GÖRÜNTÜLERİ...
İçişleri Bakanlığı, Amerikan Federal Soruşturma Bürosu'nun (FBI), terör örgütü el Kaide'nin lideri Usame bin Ladin ile birlikte en çok arananlar listesindeki 10 kişiden biri olan Montoya'nın, ülkenin batısında yakalandığını bildirdi.
Montoya'nın yakalanmasıyla ülkedeki en büyük kokain karteline büyük bir darbe vurulduğu belirtildi.
ABD, ülkeye tonlarca ton kokain sokmaktan aranan Montoya'nın kendisine teslim edilerek yargılanmasını istiyor. Amerikalı yetkililer, daha önce Montoya'nın tutuklanmasını sağlayacak bilgi getirene 5 milyon dolar ödül verileceğini kaydetmişti.
|
| • 0 Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
5/7/2007 - Ataşe Eşcinsel İddiası |
|
Ataşe Eşcinsel İddiası
|
|
Mooney'in eşcinsel olduğu ve olayın bir aşk cinayeti olduğu iddia ediliyor.
04.07.2007 13:34
|
ABD’nin Kıbrıs Rum kesimindeki Büyükelçiliği, Lefke bölgesindeki ormanlık arazide cesedi bulunan Askeri Ataşe Yarbay Thomas Mooney’e (45) önceki gece yapılan otopsinin ardından ölümünün politik ya da güvenlik konularıyla ilgisi olmadığını, kişisel bir trajedi olduğunu bildirdi. Boyun damarının kesilmesinden kaynaklanan kanamaya bağlı olarak hayatını kaybettiği saptanan Mooney’nin eşcinsel olduğu ve olayın seks cinayeti olabileceği iddiaları gündeme geldi.
Thomas Mooney’nin cesedinin üzerinde bulunan not ve CD ile arabasında bulunan evrak çantasına ABD elçilik yetkilileri tarafından el konuldu. ABD’nin bu şekilde olayı örtbas etmeye çalıştığı ileri sürülüyor.
USTURA TUTUYORDU
Rum gazeteleri, kilitli aracının yakınlarında ölü bulunan Mooney’nin sol elinde bir ustura tuttuğunu, vücudunun çeşitli yerlerinde kesikler olduğunu yazdı. Rum basınına göre, yarbayın cesedi vahşi hayvanlar tarafından parçalandı. Mooney’nin evli ve iki çocuk babası olduğu belirtildi. Rum basını da evli 2 çocuk sahibi diplomatın, ailevi nedenlerden dolayı intihar etmiş olabileceğinden şüphenildiğini yazdı. Ancak Rum basınından bazı gazeteler ise ölümün çok gizemli olduğunu ve bunun arkasından bir cinayet çıkabileceğini dile getirdi.
ASLI PARLAK/AKŞAM |
|
| • 0 Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
30/5/2007 - Protesto için köpek yedi ! |
|
|
|
|
|
İngiliz sanatçı Mark McGowan, aralarında Kraliçe Elizabeth'in eşi Prens Philippe'in de bulunduğu bir grup avcının, ocak ayında bir tilkiyi vahşi biçimde avlamasını protesto etmek amacıyla köpek yedi.
Daha önce de benzer eylemlerde bulunan ve son olarak bir kuğu yiyen Mcgowen, öldürülen eski Beatles üyesi John Lennon'ın dul eşi Yoko Ono ile birlikte katıldığı canlı radyo programında, Kraliçe Elizabeth'in en sevdiği "corgi" cinsi köpeklerden birini yedi.
Köpeğin tadının "gerçekten mide bulandırıcı" olduğunu söyleyen sanatçı, daha önce ölmüş olduğu belirtilen köpeği yemesiyle ilgili olarak, "Bazıları bu davranışı şaşırtıcı bulabilir, ama bunu, hayvanlara zulüm edilmesini önlemek için kurulan RSPCA'nın yılbaşında bir tilkiye ateş eden, 5 dakika boyunca çırpınmasına izin veren ve sonra da sopalarla öldüren Prens Philippe ve arkadaşları hakkında tahkikat yapmaktaki yetersizliğinin bilincine varılması için yaptım" dedi.
Hayvanlara kötü muamele edenler hakkında tahkikat yapmakla yükümlü RSCPA, tilkiye kötü muamele yapıldığına ilişkin delil bulunamadığı, yapılan otopsinin hayvanın kurşunla öldüğünü gösterdiğini ve otopside ne yara ne de travma izine rastlandığını açıkladı.
Kuruluş, basındaki haberlerde anlatılanları destekleyebilecek tek tanığın da konuşmak istemediğini belirtti.
1952'den beri tahtta bulunan Kraliçe Elizabeth'in bugüne kadar 30 kadar corgi cinsi köpeği olduğu biliniyor. Kraliçenin şimdi de Pharos, Swift, Emma et Linnet adlarında 4 tane corgi cinsi köpeği var.
| |
| • 0 Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
|
www.haberturkiye.blogcu.com
Güncel gelişmeler, Köşe yazıları, Yorumlar, Türkiye'nin en sıcak haberleri artık www.haberturkiye.blogcu.com da
Haber Kategorileri
AlisverisBilim ve TeknolojiDunyaEgitimEkonomiFotografGeziGuncelHaftanin KarpuzuHaftanin Kose YazisiHayvanlaris yasamiKisisel GelisimKitapKonser ve etkinliklerKultur ve SanatMagazinSaglikSeyahatSinemaSiyasetSon dakikaSporTarihTatilYasam
|