19/1/2008 - Masonluk Hızla Yayılıyor... |
 |
|
'Mason olmak isteyen binlerce Türk genci var'
03.01.2008 - Bu haberi 1323 kişi okudu.
Türk gençlerinin kendilerine ilgisinin arttığını söyleyen Masonların Büyük Üstadı, İstanbul Anadolu yakasına iki mabet inşaatı başlattıklarını açıkladı | |
Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası yeni büyük üstadı Salih Evcilerli, “15 bin kardeşten oluşan nüfusumuz gençleşti. Türkiye’de genç nüfus dünden farklı olarak camiamıza ilgi duyuyor ve aramıza katılıyor. Net büyümemiz yılda yüzde 2,5 - 3,5 arasındadır. Dünya Masonluğu içerisinde Türk Masonluğu çok önemli bir yerde bulunuyor” dedi.
Evcilerli, Mason yayın organı Tesviye Dergisi’ne 2009’da 100. yıldönümünü kutlayacak olan Türk Masonluğuyla ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu:
“GENÇLER MABETLERİ DOLDURDU YENİ KOMPLEKS KURACAĞIZ”: İstanbul’da merkezde, yani Nur-u Ziya’da çalışma şartlarımız mekân açısından fevkalade daraldı. Çare üretmek mecburiyetindeyiz. İstanbul’daki 7 bin kişinin yaklaşık yüzde 40’lık kısmı Anadolu yakasında hem oturmakta hem çalışmakta. Nur-u Ziya’da artık büyüme şansını elde edemeyeceğimize göre, Anadolu yakasında bir kompleks yaratarak bu ihtiyacı karşılayabileceğimizi düşünmekteyim... Anadolu yakasında bu kompleksi yarattığımız zaman hem Nur-u Ziya’nın hem de Masonluğumuzun İstanbul’daki mekân sıkıntısını gidereceğiz.
Aynı zamanda nüfusumuzun bu iki yerleşkede çok daha hızlı bir biçimde artacağını, ayrıca tasarruf da sağlayacağımızı düşünüyorum. Geçmişte Nur-u Ziya’da başlatılan bir inşaatımız var. Burada iki Mabet ve onlarla ilgili sosyal altyapı programlanmıştı. Bu inşaatın yarısı tamamlanmış halde. Geçici bir çözüm olarak, bir süre için ihtiyacı karşılayabilmek amacıyla, bu inşaatı tamamlayıp, devreye almak gerekebilecek. Ama bunun da yeterli bir çözüm olabileceğini düşünmüyorum.
“PROBLEMLER YÖNETİCİ MASONLARDAN DOĞUYOR”: Şu anda aramızda çok sayıda genç kardeşimiz var. Onlar meselelere masonik yaşı ilerlemiş kardeşlerimizden farklı bakabiliyor.
“GENÇ NÜFUS ARAMIZA KATILIYOR”: İstanbul’da iki binamızdaki mabetler hemen her gün dolu. Genç nüfus dünden farklı olarak caiamıza ilgi duyuyor ve aramıza katılıyor. Türk Masonluğu bugün Dünya Masonluğu içinde çok saygın bir yere sahip. Gerek maddi imkânlar, gerekse Masonik yapısı, ritüel uygulamaları ve nüfusumuzdaki gelişmemiz açısından baktığımız zaman net büyümemiz yılda yüzde 2,5 - 3,5 arasındadır.
Masonluk nedir? Masonlar kendi internet sitelerinde Masonluğun tanımını şöyle yapıyor, “Masonluk, Rönesans ve Reform süreçlerini izleyen Aydınlanma Çağı’nda kurulmuş; akılcılık, bilimsellik ve insanlığın oluşumundan bu yana ortaya çıkarak, insanlığın gelişimine ve bilgi birikimlerine katkıda bulunmuş bir kültür ve fikir üst yapı kurumudur. Masonluğun amacı; semboller ve alegoriler aracılığı ile aşıladığı yüksek ahlâk ilkeleri ve erdemleri özümletmeye çalışarak olgunlaşmalarına yardımcı olduğu üyeleri masonlarla, dünyada din, dil ve ırk ayırımı olmaksızın tüm insanların eşitlik ve barış içinde kardeşçe yaşayacakları bir sevgi düzeninin kurulmasını sağlamaya çalışmaktır.”
Nasıl Mason Olunur? “Hemen hemen bütün derneklerde olduğu gibi Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası Derneği’ne gerekli işlemlerin tamamlanması ile yeni üye alınır. Yeni üyelerin, yasa ve tüzüklerde belirtilen niteliklere uygun, Allah’a inanan, hür, belli bir kültür seviyesine sahip, aydın, çevrelerinde iyi tanınan, iyi ahlaklı, namuslu, dürüst, şerefli ve çalışkan kişiler olmalarına özen gösterilir. Bu nedenle adaylar özenle incelendikten sonra dernek üyeliğine kabul edilirler.” (Vatan) |
| • 0 Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
9/10/2007 - Irak'ta tecavüz dehşeti |
Irak'ta tecavüz dehşeti
İşgal ve yağmanın yanında binlerce Iraklı kadın ABD askerlerinin tecavüzüne uğradı. Sadece kayıtlı 4 bin tecavüz vakası var. 9 yaşındaki kız çocukları bilinmeyen yerlere götürülüyor, direnişçilerin kadın akrabaları kayboluyor.
Irak'ın maddi ve manevi zenginliklerini yağmalayan Amerikan askerleri, adına "şok ve dehşet" dedikleri saldırılarını bu kez Iraklı kadınlara yöneltti. Operasyon ve güvenlik araması adı altında tutuklanan Iraklı kadınların birçoğu Amerikan askerlerinin cinsel taciz ve şiddetine maruz kalıyor. Amerikalı bir Müslüman, Arabia televizyonuna gönderdiği resimlerle bu gerçeği tüm çıplaklığı ile gözler önüne serdi.
Dr. Susan Blocks, Irak'ın işgal edildiği günlerde yayımladığı makalesinde, Irak'ın tarihi, kültürel, ekonomik ve sosyal olarak yağmalanıp saldırıya uğramasından sonra şimdi de Iraklı kadınların namuslarının ayaklar altında çiğnendiğini dile getirdi.
4000 Iraklı kadının daha işgalin ilk günlerinde tecavüze uğradığını dile getiren Blocks, 40 ile 50 yaşlarındaki köylü kadınların nasıl Amerikalı askerlerin cinsel fantazilerinin malzemesi olarak kullanıldığını bütün dehşetiyle dile getirdi. Yazıda, sapıkça partilerin düzenlendiğini söyleyen Blocks, kadınların evlerinden sürüklenerek çıkarıldığını ve işgalci askerlerin postallarının dibine birer külçe halinde bırakıldığını belirtiyor.
9 yaşındaki kızın trajedisi
Dr. Susan Blocks, makalesinde özetle şu önemli açıklamalarda bulundu:
Irak'taki As Sabah gazetesi, Bağdat'ın 180 kilometre güneyindeki Suwaria'da 14 ve 15 yaşlarında iki genç kızın Amerikan askerlerinin defalarca tecavüzüne uğradığını yazdı. 9 Haziran'da meydana gelen bu olayı örtbas eden Amerikalı yetkilier, bütün suçlamaları geri çevirdi. Bir başka insanlık dışı olay ise Sanarai'de yaşandı. İki ay önce tecavüze uğramış ve psikolojik tedavi gören 9 yaşındaki bir kız, 18 Temmuz 2003 tarihinde, Amerikan askerleri tarafından bir kez daha ailesinin gözleri önünde zorla alıkonuldu ve bilinmeyen bir yere götürüldü. Tecavüz ve cinsel şiddetin kol gezdiği Irak'ta, cinsel sömürüye maruz kalan kadınların tıbbi müşahede altında tutulduğu belirtiliyor. Depresyona giren kadınlara yakınları da yardım edemiyor. Bunun en büyük nedeni ise bundan utanç duymaları. Akrabaları bu yüzden onları kendi yıkım ve psikolojileriyle başbaşa bırakmak zorunda kalıyorlar.
Sadece kaydedilen 4 bin tecavüz olayı var
Irak'ta kız kaçırma ve tecavüz olayları bir salgın hastalık gibi giderek yayılıyor. 17 yaşındaki Beyda Cafer Sadık adlı Iraklı bir kız, okula gitmek üzere çıktığı evine bir daha dönmedi. Her gün böyle onlarca olayla karşılaştıklarını söyleyen aileler, çaresiz bir bekleyiş içinde. Saddam yanlıları veya direnişçiler olarak tutuklanan Iraklı erkeklerin tüm kadın akrabalarının da işgalci askerler tarafından alıkonulduğu biliniyor. Şu ana kadar kaydedilen resmi cinsel şiddet uygulamaları, ABD askerlerinin yaş sınırı tanımadığını ortaya koyuyor. Kayıtlardaki cinsel sömürüye maruz kalan en genç mağdure 9, en yaşlısı ise 64 yaşında. Kaydedilen 4 bin tecavüz vakası bulunuyor.
ABD ASKERİ KUR'AN'I YERE ATINCA HALK AYAKLANDI
Irak'taki Amerikan işgal güçleri, dün Müslümanların manevi değerlerine yönelik çirkin bir davranışta bulundu. Bir ABD askeri, Iraklı bir kadının çantasındaki Kuran-ı Kerim'i yere fırlattı. Irak'ta Petrol Bakanlığı'nda çalışan Zeynep Asım, ABD askerlerinin, Bağdat'ta hükümete ait bir tesisin önünde örtülü bir bayanın çantasını askeri köpekle aramak istediğini, Emel Kerim adındaki kadının da çantasında Kuran olduğunu ve köpeğin kendisinden uzak tutulmasını istediğini söyledi. Zeynep, bir ABD askerinin çantadan Kuran-ı Kerim'i alarak yere fırlattığını ifade etti. Emel Kerim'in de bunun üzerine kalabalığa dönerek, "Amerikan askerinin mukaddes kitabımıza hakaret etmesine müsaade edecek misiniz?" diye sorması üzerine gösteriler başladı. ABD askerleri havaya ateş açtılar. Diğer görgü şahidi Muhammed Cesim, Saddam Hüseyin dönemini arar hale geldiklerini söyledi. |
| • 1 Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
11/9/2007 - PKK: ABD’yle görüşüyoruz |
|
|
|
|
|
ABD’nin PKK terör örgütü ile mücadelede Türkiye’ye yeterince yardım etmediği tartışmaları süredursun İngiltere’nin önemli gazetelerinden Daily Telegraph’ın haberinde, Amerikalı subayların askeri helikopterlerle sık sık Kürt militanlarla görüşmek için Kandil Dağı’na gittikleri belirtildi.
Daily Telegraph’ın İran’ın Irak’taki Kürt teröristleri hedef alan sınırötesi operasyonlarıyla ilgili görüştüğü PKK liderlerinden Murat Karayılan, Amerikan askeri helikopterlerinin Kandil Dağı’nda sık sık Kürt teröristlerle düzenli toplantılar yaptıklarını söyledi.
ÖNCE İRAN TEKLİF YAPTI
Karayılan, "İran önce bizden Irak’taki koalisyon güçlerine karşı savaşmamızı istedi" de dedi ve şöyle devam etti:
"ABD ve İngiltere, Irak’ta demokratik bir sistem kurmaya geldi. Bu İran’ı korkuttu. Saldırmamız için İran bizimle pazarlık yaptı. Biz, ABD ve İngiltere Kürt sorununu çözecek. Yanlarında yer alacağız’ dedik."
Ancak ABD ve İngiltere’yi kendilerine yeterince yardım etmemekle suçlayan terörist Karayılan "Bölgede 2003’ten beri süren durumu savunuyoruz. Doğru tarafta olmaya ve bunun faydalarını görmeye hazırız. Şimdiye kadar ABD ve İngiltere’ye mesafeli durduk. Çünkü yeterince yardım etmediler" şeklinde konuştu.
ADI HOŞUNA GİDİYORMUŞ!
Haberde "adının Türkçe anlamından büyük keyif duyan" Murat Karayılan’ın karargahının yakınlarında bir iniş pisti bulunduğuna ve burada Amerikalı bir güvenlik şirketine ait aracın kolaylıkla görülebildiğine de dikkat çekildi. Kürt teröristlerin kuzeybatı İran içinde askeri birliklere karşı saldırılara başlattığını yazan Daily Telegraph’ın haberine göre Tahran da buna misilleme olarak sınırdaki dağlık bölgede operasyona girişti. Gazete sözde Kürdistan Demokratik Federasyonu adı altında gevşek bir ittifaka sahip olan teröristlerin Türkiye, İran, Irak ve Suriye’deki Kürtleri kapsayan bir bağımsız devlet için savaştığı ifadesini kullandı.
| |
| • 1 Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
10/9/2007 - Nazi aile yapısını övdü TV’deki işinden oldu |
|
|
|
|
|
Alman devlet televizyon kanallarından NDR’de sunuculuk yapan Eva Herman (48), Nazi dönemi aile yapısı hakkında övücü konuşmalar yaptığı gerekçesiyle işten atıldı.
Herman son kitabının tanıtımı sırasında "Çok kötü bir dönemdi ama, Naziler zamanında aile değerleri ve aile birlikteliği gibi iyi şeyler de vardı" demiş ve bu değerlerin 1960’ların sol entelektüel hareketi tarafından tahrip edildiğini söylemişti. NDR sözcüsü Volker Herres, Herman’ın artık bünyelerinde hizmet vermesinin mümkün olmadığını vurgulayarak, "Eva Herman kitabında Nasyonal Sosyalistlerin toplum değerlerini öven satırlara yer vermiştir. Bizler bunu kesinlikle kabul edemeyiz" dedi.
|
|
| • 0 Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
3/9/2007 - Fenerbahçe yine deli etti |
|
Fenerbahçe yine deli etti
|
 |
|
|
 |
| Fenerbahçeli'ye huzur yok. Öne geçse de golü yiyor. |
 |
| 03 Eylül 2007 Pazartesi |
 | |
|

|
|
Oftaş karşısındaki kötü futbola çok sinirlenen Aziz Yıldırım, "Fenerbahçe gibi oynamadık" diye konuştu.
Fenerbahçe'nin Gençlerbirliği Oftaş karşısında kötü oynayıp 2 puan kaybetmesi, başkan Aziz Yıldırım’ı sinirlendirdi. Maçtan sonra 19 Mayıs Stadı’nda yönetici arkadaşlarıyla maçın değerlendirmesini yapan Yıldırım, futbolculara çok kızdığını açıkça dile getirdi.
Takımının sahada adeta yürüyerek futbol oynadığını ifade eden Yıldırım, "Yürüyerek maç kazanamazsınız. Rakip oynadı, biz seyrettik. Attığımız golün dışında doğru dürüst gol pozisyonumuz bile yoktu. Fenerbahçe gibi oynamadık" dedi. Öte yandan, maçın 19. dakikasında geçirdiği sakatlık nedeniyle maçı yarım bırakan Edu’nun durumu bugün belli olacak.
Bu saatte oynatmak cinayet
Sarı lacivertli kulübün asbaşkanı Nihat Özbağı da karşılaşmanın erken saatte oynatılması nedeniyle Futbol Federasyonu’na tepki gösterdi. Özbağı, hakem Barış Şimşek’i de eleştirerek, "İyi niyetli değildi. Yanlı davrandı, aleyhimize hatalı kararlar verdi" dedi.
Oftaşlılar verilmeyen gole tepkili
Öte yandan, Oftaşlılılar da 87. dakikada Sterjovski’nin attığı golü ofsayt gerekçesiyle iptal ettiği için Barış Şimşek’e tepki gösterdi. Pozisyonun kahramanı Sterjovski, "Ofsayt yoktu" dedi. |
|
| • 0 Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
3/9/2007 - Eski playboy uyuşturucudan mı öldü ? |
Eski playboy uyuşturucudan mı öldü ?
03.09.2007 09:41
Uyuşturucu kullandığı gerekçesiyle yargılanan Jaguar araba firması Türkiye temsilcisi Zeki Küçükberber'in oğlu Mete Küçükberber, hayatını kaybetti.

Ölüm haberini alan Küçükberber'in eski eşi Firdevs Altan ve yakınları hastanede gözyaşlarına boğuldu. Sinir krizi geçiren Altan, gözyaşları içinde "Kocamı geri istiyorum" dedi. Gözyaşlarını tutamayan Altan'ı yakınları teselli etmeye çalıştı.
Küçükberber'in komşusu Zeliha Onur, Mete Küçükberber'in gece saat 04.00 sıralarında rahatsızlandığını belirterek, "Daha sonra bir taksiciyi aradı. Taksici İstinye Devlet Hastanesi'ne kaldırdı. Burada kardiyolog olmadığı için Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk edildi. Burada hayatını kaybetti. Elektroşokla sabah 07.30'da tekrar hayata döndürüldü. Yoğun bakım alındı ancak saat 08.30'da hayatını kaybetti. Karaciğerinde büyük tahribat varmış. Ölümü eski alışkanlıklar olabilir" dedi. Onur, Mete Küçükberber'in Salı günü defnedileceğini, ancak cenazenin hangi camiden kalkacağını bilmediğini söyledi.
Öte yandan Küçükberber'in çok sayıda yakınının hastaneye Jaguar marka araçla geldiği gözlendi.
İHA
|
| • 0 Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
5/7/2007 - Barış, İstanbul'dan Memleketine Uğurlandı |
Barış, İstanbul'dan Memleketine Uğurlandı

Barış Akarsu'nun Cenazesi İstanbul'a Getirildi. Akarsu'nun Cenazesi Atatürk Havalimanı Kargo Terminali'nden Alındıktan Sonra Karayolu ile Memleketi Amasra'ya Gönderildi.
Muğla'nın Bodrum ilçesinde geçirdiği trafik kazasında yaralanan ve tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden şarkıcı Barış Akarsu'nun cenazesi İstanbul'a getirildi. Akarsu'nun cenazesi Atatürk Havalimanı Kargo Terminali'nden alındıktan sonra karayolu ile memleketi Amasra'ya gönderildi. Cenazeyi taşıyan ambulansa Akarsu'nun ailesi ve yakınlarını taşıyan araçlar eşlik etti.
Barış Akarsu'nun cenazesi saat 06.00 sıralarında Türk Hava Yolları'na ait tarfeli uçakla İstanbul'a getirildi. Akarsu'nun ailesi de aynı uçakla İstanbul'a geldi. Akarsu'nun cenazesinin memleketine götürülmesi için Kadıköy Belediyesi bir ambulans tahsis ederken, oldukça üzgün olduğu gözlenen Akarsu ailesi, cenazenin alınışı sırasında araçlarından inmedi. Cenaze Sabah Gazetesi yazarı Yüksel Aytuğ'un da aralarında bulunduğu arkadaşları tarafından ambulansa konuldu. Cenazenin alınışı sırasında Akarsu'nun bazı arkadaşlarının gözyaşlarını tutamadığı görüldü.
|
| • 3 Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
30/5/2007 - El Kaide'nin müthiş suikast planı |

|
|
|
| Reuters |
|
El Kaide’nin 3 Nisan’da Halep’te Fenerbahçe ile El İttihad arasında oynanan dostluk maçını kana bulamak istediği ortaya çıktı
11 Eylül’den sonra Amerika’nın en büyük hedefi haline gelen ancak her geçen gün kendine yeni yandaş kazanan Usame Bin Ladin’in El Kaide örgütünün Suriye’de geçen ay oynanan futbol karşılaşmasında Devlet Başkanı Beşar Esad’a suikast girişiminde bulunduğu ancak başarılı olamadığı ortaya çıktı. Reuters ajansının haberine göre Halep Stadı’nın açılışı için Fenerbahçe ile El İttihad takımları arasında oynanan maçta El Kaide’nin Şam’daki kolu olan Suriye Tevhid ve Cihad örgütünün Esad’ı öldürme planı yaptığı bizzat örgütün lideri Ebu Candal adlı terörist tarafından internette yayınlanan ses kaydıyla açıklandı.
“Sana acımayacağız”
Ebu Candal, Başbakan Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan’ın, Beşar ve Esma Esad’ın konuğu olarak ağırlandığı maç öncesinde örgütün tüm hazırlıklarını tamamladığını ancak sıkı güvenlik önlemleri nedeniyle planı uygulayamadıklarını anlattı. Terörist lider konuşmasında Esad’a seslenerek, “Halep stadının açılışı sırasında elimizden kurtuldun. Ama bu uzun sürmeyecek. Suriye’yi daha fazla idare etmene izin vermeyeceğiz. Çok büyük bir gerilla savaşı hazırladık. Sana acımayacağız” ifadesini kullandı. 45 dakikalık kayıtta örgütün suikastı ne şekilde gerçekleştireceği konusunda ise konuşmamayı tercih etti. Ebu Candal Suriye halkına ise, “Bu adamın artık sizi yönetmesine izin vermeyin. Kafasını ve ayaklarını kesmek için daha ne bekliyorsunuz?” çağrısını yaptı.
Maç 2 saat geç başlamıştı
Fenerbahçe ile El İttihat arasında oynanan maç hem Türkiye’de hem de Suriye’de büyük ilgi çekmiş, stadın açılışı için Suriye istihbaratı ve güvenlik güçleri çok geniş önlemler almıştı. Buna rağmen iki liderin stada 1 saat geçmesi nedeniyle maç 1.5 saat geç başlamış, bu gecikme konusunda herhangi bir resmi açıklama yapılmamıştı. Reuters ajansı, El Kaide’nin bu açıklamasına rağmen Suriye güçlerinin maç gününde olası bir tehdit konusunda bilgi vermediklerini vurguladı.
| |
| • 0 Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
30/5/2007 - Vurulan trende roket mermisi |
|

|
|
| BİNGÖL, (DHA) |
|
Bingöl’ün Genç İlçesi’nde PKK’lı teröristlerce düzenlenen bombalı saldırıda devrilen 55555 sefer sayılı yük trenindeki, İran’dan Suriye’ye gönderilen konteynırda 300 dolayında roket mermisi ve mühimmat çıktı.
İran’dan trenle Van’a gönderilen bir konteynır, Van Gölü üzerinden feribotla Bitlis’in Tatvan İlçesi’ndeki gara getirildi. Konteynır, 25 Mayıs Cuma günü Tatvan’dan Malatya’ya giden 55555 sefer sayılı yük trenine konuldu. Yük treni Bingöl’ün Genç İlçesi’nin Suveren İstasyonu Burgu Mevkii’nden geçerken sabotaja uğradı. PKK’lı teröristlerin raylara döşediği bombanın uzaktan kumandayla patlatılması sonucu, trenin 8 vagonu raylardan çıkarak devrildi.
Sabotaj sonrası devrilen vagonlarda inceleme yapan askeri yetkililer, bir konteynırda inşaat malzemesi aralarına gizlenmiş, 300 dolayında roket mermisi ve mühimmat gördü. Askeri yetkililer, ABD menşeli olduğu belirtilen roket mermileri ve mühimmata el koyarak geniş çaplı soruşturma başlattı. Yapılan araştırmada İran’dan, TCDD görevlilerine teslim edilen konteynırda inşaat malzemesi bulunduğu yönünde evrak düzenlendiği anlaşıldı. Van-Malatya-Islahiye güzergahıyla Suriye’ye gönderildiği anlaşılan konteynırın varış noktasının ise Suriye olduğu belirlendi.
| |
| • 0 Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
|
www.haberturkiye.blogcu.com
Güncel gelişmeler, Köşe yazıları, Yorumlar, Türkiye'nin en sıcak haberleri artık www.haberturkiye.blogcu.com da
Haber Kategorileri
AlisverisBilim ve TeknolojiDunyaEgitimEkonomiFotografGeziGuncelHaftanin KarpuzuHaftanin Kose YazisiHayvanlaris yasamiKisisel GelisimKitapKonser ve etkinliklerKultur ve SanatMagazinSaglikSeyahatSinemaSiyasetSon dakikaSporTarihTatilYasam
|