14/7/2009 - Fransız kablocu ’altyapı’yı gördü Avrupa’dan i |
Fransız kablocu ’altyapı’yı gördü Avrupa’dan iki fabrikasını getirdi
Yıllık 7 milyar Euro cirosu bulunan Fransız kablo üreticisi Nexans, Denizli ve Tuzla’daki fabrikalarına son üç yılda yaptığı 30 milyon dolarlık ek yatırımın ardından, İrlanda ve İngiltere’deki üretim hatlarını da Türkiye’ye taşıdı.
Nexans’ın Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Frederic Vincent, "Enerji ve data kablolarındaki üretimi yaygınlaştırmak için İngiltere ve İrlanda’da bulunan üretim hatlarını, Türkiye’de faaliyette olan Denizli ve Tuzla fabrikalarımıza taşıdık. Böylece satış hacminde 50 milyon dolarlık artış sağlamayı hedefliyoruz" dedi.
27 milyon Euro’luk kár
Enerji şebekeleri, demiryolu hatları, telekom ağları, inşaat, petrol ve doğalgaz gibi sektörlere 39 ülkede kablo üretimi yaptıklarını belirten Vincent, "Avrupa, Ortadoğu ve Afrika (EMEA) bölgesinde faaliyette bulunan 10 fabrikamızın, 2’si Türkiye’de. Bunlar için 30 milyon dolarlık yatırım yaptık. 2008’de bu bölgede 27 milyon Euro’luk işletme kárı sağladık. Kárın yüzde 38’i Türkiye gerçekleşti" dedi.
Satın almalarla büyüyor
Vincent, şirketin halka açıldıktan sonra satın almalar ve konsolidasyonlarla büyüdüğünü belirtti ve şunları söyledi: "Satın almalar yoluyla ciromuzu 1 milyar Euro oranında artırdık. Türkiye’deki şirketlerle de ilgileniyoruz. Türkiye’den, başta İngiltere, Irak, Rusya, Ortadoğu ve Türki Cumhuriyetler olmak üzere, dünyanın dört bir yanına ihracat yapıyoruz. Türkiye’de elde ettiğimiz 284 milyon dolarlık satışın yüzde 50’si ihracattan geliyor."
Türkiye’de rüzgár enerjisi için nakil hatları da üretebiliriz
RÜZGAR enerji santralları alanında önemli bir deneyime ve teknolojiye sahip olduklarına da değinen Frederic Vincent, "Rüzgar türbinlerine yönelik bağlantı kablolarını döşüyoruz. Ayrıca türbinlerde üretilen elektriğin de genel enerji hatlarına aktarılmasını sağlayan nakil hatlarını kuruyoruz. Şu anda bu kabloların üretimi Avrupa’da yapılıyor. Türkiye’de rüzgar enerjisinin toplam enerji üretimindeki payı artarsa bu kabloların Türkiye’de üretimine de geçebiliriz" dedi.
Türkiye’de 9 milyon Euro’luk kontrat
NEXANS Türkiye Genel Müdürü Nursel Aydıntuğ ise, altyapı çalışmalarının Türkiye faaliyetlerinin yüzde 53’ünü kapsadığına işaret ederek, şöyle konuştu: "Enerji şebekeleri, demiryolu hatları, telekomünikasyon ağları ve havalimanlarına özel kablolar üretiyoruz. Türkiye’de metro ve hafif raylı sistemler gelişiyor, buralarda bizim ürünlerimizin kullanımları ön plana çıkacak. Türkiye’deki projelerdeki projelerde 5 milyon Euro’su Marmara’yla olmak üzere toplamda 9 milyon Euro’luk kontratımız var." |
| • yok Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
7/7/2009 - Bir rüzgar esti, bütün köylüler köşe oldu |
| Bir rüzgar esti, bütün köylüler köşe oldu |  | Enerji yatırımları için coğrafi elverişlilik gösteren köyde araziler 10-15 kat değerlendi. Dev şirketlerin bir biri ardına santral kurdukları bölgede, arazi için toplam 80 milyon TL'ye yakın para alan köylüler, lüks hayatın keyfini sürüyor."Bandırma'ya 130 yıl önce Bulgaristan'dan göçmüşüz. Hep çiftçilik yaptık, kıt kanaat geçindik. Bir gün bana ömrüm boyunca sürdüğüm bu arazilerin altın değerinde olacağını söyleseler, 'Hadi oradan' derdim. Ama bir gün birileri geldi, arazilerimize büyük para ödedi ve bizi zengin etti..." Bandırma'ya yaklaşık 30 kilometre uzaklıkta bulunan Buğdaylı köyünde yaşayan 78 yaşındaki Hüseyin Meşeli, başlarına konan "talih kuşu"nu işte bu sözlerle anlatıyor. Bölgede Hüseyin Dede ve onun gibi yaklaşık 500 köylü, babadan kalma arazilerini enerji yatırımları planlayan dev şirketlere satarak zengin oldu. Bugüne kadar bölgedeki araziler için köylülere yaklaşık 80 milyon TL'lik ödeme yapıldığı belirtiliyor. Düne kadar gözü kulağı hükümetin açıklayacağı ürün taban fiyatlarında olan köylüler, şimdilerde lüks arabalara biniyor, villa tipi evler yaptırıp Türkiye'nin turistik bölgelerinden arazi satın alıyor. Türkiye'nin ihtiyacı olan yeni enerji yatırımları için Güney Marmara'ya akın eden EnerjiSA, Çolakoğlu, Borusan gibi dev şirketler Bandırma ve çevresindeki çorak arazileri, değerinin 10-15 kat üzerinde fiyatlarla satın alıyor. Yakın zamanda Taş Yapı, Ağaoğlu ve adı henüz açıklanmayan bir İtalyan şirketin de bölgede enerji yatırımı için düğmeye basması bekleniyor. İlgili röportaj: Rüzgar artık Türkiye için esecek Köylüye 80 milyon TL ödendi Çanakkale, Amasra ve Bozcaada ile birlikte Türkiye'nin en çok rüzgâr alan bölgesi olarak bilinen Bandırma, rüzgar ve elektrik üretimine ilişkin büyük çaplı enerji yatırımları için "cazibe merkezi" haline geldi. Bandırma-Çanakkale Yolu üzerindeki Buğdaylı, Edincik, Bezirci, Paşaçiftlik, Hıdırköy ve Şirinçavuş köyleri ve çevresindeki geniş tarım arazileri, son 2 yıldır yatırımcıların yeni gözdesi olmuş durumda. Araziler için köylülere ödenen paranın 80 milyon TL'yi bulduğu belirtiliyor. Bir anda zengin olan köylülerin hayatı, baştan aşağıya değişmiş durumda. İlk iş olarak köylerindeki sağlık ocağı ve camilerin aksayan yerlerini tamir ettiren köylüler, ardından kendi özel harcamalarına yönelmişler. Adeta küçük bir şantiyeye dönen köylerde, çiftçiler bir yandan hayvan otlatıyor bir yandan da 2-3 katlı villalarının temelini atıyorlar. Köy yolları lüks araçlardan ve traktörlerden geçilmezken, köylü kızlar bile direksiyon başına geçip yeni arabalarıyla "hava" atıyor.  Buğdaylı köylüsü 'köşe' oldu
En fazla arazi satan köylerin başında gelen Buğdaylı Köyü, şimdiden bölgede nam salmış durumda. 250 haneli köyde 100'den fazla kişi arazilerini Erdemir'den sonra Türkiye'nin en büyük demir-çelik şirketi olan Çolakoğlu Metalurji'ye sattı. Köy Katibi Süleyman Yazıcı, köylünün toplam 3 bin 800 dönümlük arazi sattığını belirterek, "Düne kadar kimsenin 5 bin TL vermediği araziler, 25-30 bin TL'ye satıldı. Hayvan otlatılan topraklar köylüyü zengin etti" diyor. Alıcı firmanın araziler için farklı bir fiyat tarifesi uyguladığını dile getiren Yazıcı, tamamıyla çorak arazilerin 11 bin TL'ye, zeytinliklerin 25 bin TL'ye, deniz kıyısındaki arazilerin ise 30-35 bin TL'ye satın alındığını kaydediyor. Satışlardan elde edilen gelirin Buğdaylı'nın çehresini değiştirdiğini anlatan Yazıcı, "Bazı köylülerin arazi satışından 700-800 bin TL kazandığı oldu. Köylü parasını alınca önce arabasını değiştirdi, sonra evini yeniledi. Köye 60 sıfır araba, 15 çift çekerli sıfır traktör, 10'a yakın ikinci el araba girdi. Bazıları çocuğuna Bandırma'da iş kurdu, bazıları da turistik beldelerde arazi satın aldı" diye konuşuyor. Yazıcı, Buğdaylı Köyü Muhtarlığı'nın da arazi satışından karlı çıktığını, tapusu muhtarlıkta bulunan arazilerin satışından yaklaşık 900 bin TL'lik gelir elde ettiklerini söylüyor. Köyde en fazla toprak satanlardan biri olan 78 yaşındaki Hüseyin Meşeli, toplamda ne kadar para kazandığını söylemek istemiyor ama biraz ısrar edince, "Parayı 2 çocuğum ve torunlara dağıtınca bana 160 milyar TL kaldı" diyor. Meşeli, büyük oğlunun Manyas'ta bir ev ve arazi satın alarak orada çalışmaya başladığını anlatıyor. Birçok eve çamaşır, bulaşık makinesi alındığını, bazı evlerdeki araba sayısının ikiye hatta üçe çıktığını anlatan köy sakinlerinden Ahmet Çetin ise buna rağmen arazilere uygulanan satış fiyatından çok memnun değil. Köylünün satışlar sırasında birlik olamadığı için aslında arazilerin ucuza gittiğini öne süren Çetin, sıcak paraya kanıp arazileri sattıklarını ama topraktan koptukları için artık "mesleksiz" kaldıklarını vurguluyor. Çetin, "Biz çiftçiyiz. Tamam, şimdi krizde güzel para kazandık ama elimizden başka iş gelmez. Ev aldık, araba aldık... Sonra? Birkaç yıl sonra para bitince ne yapacağız?" değerlendirmesinde bulunuyor. Buğdaylı köylülerinin parmak ısırtan talihi, Buğdaylı'ya 7 kilometre uzaklıktaki Bezirci köyü sakinleri tarafından da ilgiyle izleniyor. Buğdaylı kadar olmasa da bir miktar arazinin satıldığı köyden 59 yaşındaki çiftçi Ömer Alkın, her şeyin EnerjiSA'nın bölgede yatırım kararı almasıyla başladığını söylüyor. "Sabancı geldi, 2 liralık yere 10 lira verdi. Sonra her gelen kesenin ağzını açtı" diyen Alkın, ilk satılan arazilerle çiftçinin "bankalarla helalleştiğini" yani kredi borçlarını kapattığını dile getiriyor. Bölgeye yapılan yeni yatırımların işsizliğe çözüm olmasını isteyen 35 yaşındaki Basri Eken ise, "Şu an Sabancı'da 300-400 kişi çalışıyormuş. Seneye 600 kişi daha alacaklarmış. Ama bizim köyden orada çalışan sadece 5 kişi var. İnşallah yöremizden daha çok kişiyi işe alırlar" diye konuşuyor. Kahvede ana gündem ekonomi Yüzyıllardır çiftçilikle geçimini sağlayan Güney Marmaralı köylüler, birden bire zengin olmanın verdiği şaşkınlığa rağmen, önlerine açılan yeni hayatın keyfini çıkarmaya çalışıyor. Köy kahvesinde gün boyu dönen sohbetin ana konusunu, "Kim parasını iyi değerlendirdi, kim batırdı?" gibi zenginlik dönemi dedikoduları oluşturuyor. "Arazilerinizi sattığınız için memnun musunuz?" diye sorduğumuz Buğdaylı köyünün ileri gelenlerinden Reyhan Karaağaçlı, bastonu ile bir yandan toprağı eşeleyip bir yandan söyleniyor: "Bu, bize çıkan bir piyangoydu. Bazımız şansını iyi kullanacak, bazımız kendini çarçur edecek." Çolakoğlu aldığı araziyi Sabancı'ya mı satacak Bandırma ve çevresinden yaklaşık 4 bin dönümlük arazi alan Çolakoğlu Metalurji'nin söz konusu arazilerde nasıl bir yatırım yapacağı merak konusu. Demir-çelik alanında Türkiye'nin Erdemir'den sonraki ikinci büyük üreticisi olan Çolakoğlu'ndan bir yetkili, Çanakkale yolundan Marmara Denizi'ne kadar inen arazilere ilişkin, "Henüz buralarda ne yatırım yapacağımıza karar vermedik" diyor. Bölgede, Çolakoğlu'nun aldığı arazileri daha yüksek bir fiyattan Sabancı'ya ya da başka bir yatırımcıya devredebileceği konuşuluyor. Çolakoğlu'nun bölgedeki arazileri toplarken aracı olarak kullandığı Bandırma'daki Yüzbaşılar Halı Sarayı'nın sahibi işadamı Ekrem Yüzbaşı, Kuzey Marmara'nın sanayi yatırımlarına doyduğunu, yatırımcıların hızla Güney Marmara'ya kaydığını söylüyor. "Bandırma'da hem deniz hem kara hem de demir yolu bağlantıları var. İstanbul'a çok yakınız" diye konuşan Yüzbaşı, yakında organik tarım için yabancı yatırımcıların bölgeye geleceğine, Borusan, Ağaoğlu ve adını açıklamayan bir İtalyan şirketinin bölgede enerji yatırımı yapmak için araştırma yaptığına dikkat çekiyor. 17 NİSAN 2008 Talih kuşu önce Ceyhan'a konmuştu Bandırmalı köylüler gibi Ceyhanlı arazi sahiplerine de talih kuşu konmuştu. Bakü-Ceyhan-Tiflis petrol boru hattının işlerlik kazanmasıyla birlikte bölgede doğan rafineri ihtiyacı ile 2000 yılından bu yana arazi fiyatları 40 kat artmıştı. BANDIRMA'DAKİ BAZI ENERJİ YATIRIMLARI ENERJİSA: Sabancı Holding iştiraki EnerjiSA, Avusturyalı ortağı Verbund ile hayata geçireceği 3 santralden birini Bandırma'daki Bezirci köyü yakınlarında kuruyor. 3 santral için toplam 1.1 milyar dolar yatırım yapacak olan EnerjiSA, yıllık 8 milyar kilovat/saat elektrik üretmeyi hedefliyor. 2010 yılında faaliyete geçecek Enerjisa Bandırma Doğalgaz Kombine Çevrim Santrali, yaklaşık 4 bin dönümlük bir arazi üzerine inşa ediliyor. BİLGİN ENERJİ: Bilgin Enerji ile Yapısan Elektrik tarafından kurulan Bares Elektrik Üretim şirketi, 2 yıl önce Dutlimanı bölgesine her biri 1,5 megavat elektrik üreten 20 adet rüzgâr gülü ve tribünü inşa etti. Bares II Rüzgâr Enerjisi Santrali olarak adlandırılan bu tesis, Türkiye'nin ilk özel rüzgâr enerji santrali olma özelliği taşıyor. Santralde kullanılan rüzgar trübinleri General Electric tarafından üretildi. ÇOLAKOĞLU: Türkiye'nin en büyük demir-çelik üreticilerinden olan Çolakoğlu, Bandırma-Çanakkale Yolu üzerindeki köylerden yaklaşık 3 bin 800 dönümlük arazi topladı. Çolakoğlu'nun bu arazilerde yeni bir yatırıma başlayıp başlamayacağı henüz bilinmiyor. Şu anda söz konusu arazilerde hiçbir inşaat izine rastlanmıyor. AĞAOĞLU: İnşaat sektöründen enerji sektörüne atlayan Ağaoğlu Grubu, 2012'ye kadar enerji yatırımlarına 1,6 milyar dolar harcayacak. Türkiye genelinde bin megavatlık elektrik üretimi yapmayı hedefleyen Ağaoğlu'nun arazi baktığı bölgeler arasında Bandırma ilk sıralarda yer alıyor. Lisans almak için EPDK'ya başvuran Ağaoğlu, 2015 yılına kadar Türkiye'nin en büyük 10 enerji üreticisinden biri olmayı planlıyor. Ağaoğlu'nun ilgilendiği diğer bölgeler Bursa, Çanakkale ve Yalova. Enerjideki İş Fırsatları http://www.yenibiris.com/IsIlanlari/Ilanlar.aspx?sector=7600 |
|
| • yok Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
11/9/2007 - İş bulmak isteyen Çince öğrensin |
|
|
|
| A.A. |
|
Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, gençlere “Çin'e yönelik yetişmiş insan gücünü daha da artırmalıyız. İş bulmak istiyorsanız Çince öğrenin” tavsiyesinde bulundu.
Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, Çin'deki temaslarının son gününde, dünyanın en hızlı gelişen ekonomisine sahip olan Çin'den Türkiye'nin de faydalanması gerektiğini belirterek gençlere seslendi ve “Çin'e yönelik yetişmiş insan gücünü daha da artırmalıyız. İş bulmak istiyorsanız Çince öğrenin” dedi.
Tüzmen, gazetecilerle yaptığı sohbet toplantısında, Çin'in dünyanın bir numaralı ticaret ülkesi olmaya aday olduğunu ifade ederek, “Çin dili bundan sonra dünyanın ticaret dili olacak gibi gözüküyor, ancak bizde Çince bilen kişi sayısı çok az.
Ben buradan genç kuşaklara sesleniyorum. İş hayatlarında ticaret yapmak isteyen, bu alanda kalıcı olmayı düşünen, atılımcı olmak isteyen, iş bulmak isteyen gençler mutlaka Çince öğrensin. Ona göre kolay iş bulacaklar” diye konuştu.
Kürşad Tüzmen, Çince bilen kişi sayısının az olmasının, ekonomik gelişmelerin hızını azalttığını ve yeterli gelişmenin sağlanamadığını belirterek, Türkiye'deki üniversitelerin bu konuda girişimlerde bulunması gerektiğini söyledi.
Devlet Bakanı Tüzmen, “bazı üniversitelerimiz Çince bölümü açtılar, bunları daha da yaygınlaştırmak gerekir. Çin'e yönelik yetişmiş insan gücünü daha da artırmalıyız” dedi.
Bu arada Tüzmen, Xiamen kentinin yakınlarında bulunan Piyano Adası'nı da gezerek, burada müzede piyano çaldı, turistlerle hatıra fotoğrafı çektirdi. |
|
| • yok Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
8/5/2007 - Google dünyanın en güçlü markası |
Google dünyanın en güçlü markası

Financial Times işbirliği ile bu yıl ikincisi yapılan “BRANDZ™ Top 100 En Güçlü Markalar Sıralaması”, dünyanın önde gelen pazar araştırması ve danışmanlık firmalarından Millward Brown tarafından açıklandı. Geçen yıl yapılan araştırmada 7. sırada yer alan Google, 66.434 milyon Amerikan Dolarlık marka değeriyle birinci sıraya yerleşti. Böylece Google son bir yıl içinde marka değerini yüzde 77 arttırarak Microsoft’u tahtından indirdi. İkincisi sırada geçen yıl olduğu gibi General Electric (61,880 milyon USD) yer aldı. 2006 yılında zirvede yer alan Microsoft (54,951 milyon USD) yüzde 11’lik bir değer kaybı ile 3. sıraya geriledi. Bu üç şirketi ise 44.134 milyon dolarlık marka değeri ile Coca-Cola takip etti.
BRANDZ™ Top 100 sıralamasındaki firmaların toplam değeri, 2006 yılında 1,44 triyon USD iken 2007 yılında 1,6 trilyon USD’a çıkarak bir sene içinde % 10,6 artış gösterdi. Millward Brown Optimor’un tüm dünyada 39 bin markayı kapsayan araştırmasında, şirketlerin Amerikan Doları üzerinden değerleri ölçüldü. Tüketici algılarına ait somut ölçümler ile finans verilerinin birleştirildiği marka sıralaması için dünya genelinde senelik bir milyonu aşkın tüketiciyle görüşüldü.
Millward Brown Optimor küresel CEO’su Joanna Seddon "Bu seneki BRANDZ™ Top 100 sıralamasındaki başarı hikayeleri, kazanan markaların pazardaki eğilimleri çok daha etkili bir biçimde değerlendirerek ticari değer yarattıklarını göstermektedir. Güçlü markalar yeni gelir kaynaklarına ulaşmak ve işlerinin piyasadaki değişikliklere duyarlı olmasına yardımcı olmak için fırsatları değerlendirme yeteneğine sahiptir” şeklinde konuştu. Millward Brown’ın küresel CEO’su, Eileen Campbell ise dünyanın en güçlü markalarından biri olmanın büyük bir başarı olduğunu belirterek; "Millward Brown olarak bu seneki BRANDZ™ Top 100 sıralamasında yer alan tüm firmaları kutlarız. Zirvedekiler, başarılı işletme ve marka yönetiminin getirebileceği gerçek finansal değeri göstermektedir. Bu sıralamalardan çıkartılabilecek tonlarca içgörü bulunuyor. Bu içgörüler, ticari liderlik, sorumlu finansal yönetim ve güçlü pazarlamanın doğru şekilde harmanlanmasının, kurumsal zenginliği yaratmak ve geliştirmek için kullanılabilecek yenilmez bir karışım oluşturduğunu kanıtlamaktadır." dedi. Millward Brown Türkiye Genel Müdürü Betül Khan, BRANDZ™ araştırmasının sonucunun markalar dünyasında hızlı değişimlerin yaşandığını gösterdiğini belirterek, "39 bin marka üzerinde yapılan araştırma gösteriyor ki, yüksek gelişim vadeden alanlara yatırım yapan ve tüketicinin talepleri kasışında kendini hızlı bir şekilde yenileyebilen firmalar, ticari kazancın yanı sıra markalarına da değer katabilmektedir. Ayrıca araştırma doğru sosyal sorumluluk projelerinin uygulanmasının da marka değerini güçlendirdiğini ortaya koymaktadır." dedi.
2007 BRANDZ™ Top 100 sıralamasında gözlenen en önemli eğilimler: 1. Doğunun yükselişi – Günümüzde, BRIC’ler (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin) olarak bilinen gelişmekte olan piyasalardaki tüketiciler daha önce olmadığı kadar yüksek harcanabilir gelire sahiptir. BRIC’lerde başarılı olabilmek için Batılı markaların yerel pazardaki boşluğu doldurabilecek ürün veya hizmetler sunması gerekmektedir. KFC (4,485 milyon USD) ve McDonald’s (33,138 milyon USD) gibi fast food markaları, BRIC’lerde batı tarzında yemek yeme arayışında olan tüketicilere hitap etmektedir. Nike (10,290 milyon USD), Levi’s (1,041 milyon USD) ve Zara (6,469 milyon USD) gibi giyim markaları, genç tüketicilere “bütçeye uygun moda” sunarak yerel markalarla ithal edilen lüks markalar arasındaki boşluğu doldurmaktadır.
2. Yakınlaşan teknolojiler – Teknoloji firmaları markalarını, ses, veri ve video teknolojilerini birleştirme eğilimine cevap verecek şekilde geliştirmektedir. Yakınlaşma olarak bilinen bu eğilim tüketicinin hepsini bir arada sunan cihazları tercih etmesinden kaynaklanmıştır. Apple (24,728 milyon USD) yeni sürdüğü iPhone ile cep telefonu kategorisine atılırken, Orange (9,922 milyon USD) da müzik indirme alanına girmiştir. Apple ve Orange gibi güçlü markalar ana firmaların yüksek gelişim vadeden yatırımlar yaparak gelir kaynaklarını arttırmalarını mümkün kılmaktadır. 3. Kurumsal Sosyal Sorumluluğu uygulamak – Çevresel sorumluluk vaadini yerine getirmek, BP (5,931 milyon USD), Shell (4,679 milyon USD) ve Toyota (33,427 milyon USD) gibi büyük markaların değerlerinin artmasında etkili olmuştur. BP “petrolün ötesi” şeklindeki marka konumlamasıyla iklim değişikliğine dikkat çeken ilk büyük petrol firması oldu. BP bu marka konumlaması yönünde hareket ederek dünyanın en büyük üç güneş enerjisi tedarikçilerinden biri oldu. Shell de aynı şekilde hareket etti. Toyota'nın hibrid modeli olan Prius ile elde ettiği başarı olumlu marka imajına ve otomotiv sektöründeki liderliğinin devam etmesine katkıda bulundu.
4. Sağlıklarına önem veren tüketicileri dikkate alan fast food markaları – Sağlıklı yemekle ilgili giderek artan endişeler, 1980 yılından bu yana sürekli gelişim göstermekte olan fast food endüstrisini rahatsız etti. McDonald's (33.138 milyon USD) da dâhil pek çok fast food zinciri, daha sağlıklı gıda seçenekleri sunarak pozisyonlarını yenilediler. Burger King (1.401 milyon USD) pazarlama kampanyalarında bunun aksi yönde bir tutum takınarak zincirin orjinal ürününe dikkat çekti; Yüksek kalorili ve maskulin hamburger. Burger King'in marka değeri %63 artarak güçlü markaların pazardaki eğilimleri izleseler ya da karşı koysalar bile başarılı olacağını kanıtladı.
Financial Times Küresel Markalar Eki’ni yazan Simon Targett, “Tüm dünyada işlerin durumunda 12 ay içinde pek çok şey değişebilir ve bu yılın marka sıralamasında dünyanın en güçlü markası olarak Google’ın zirveye oturması da bunu kanıtlıyor” dedi.
BRANDZ™ Top 100, WPP’nin dünyanın en büyük marka ederi havuzu olan BRANDZ™ veritabanından çıkarılan tüketici algılarına ait somut ölçümleri finans verileriyle birleştiren tek marka sıralamasıdır. BRANDZ™ çalışması sırasında dünya genelinde senelik bir milyonu aşkın tüketiciyle görüşülür ve tüm dünyada 39.000 markayı kapsamaktadır. BRANDZ™ Top 100, hem şirket ve tüketici markalarını kapsayan ve hem de markanın gelecekteki performansına ait tahmini metrikleri içeren ilk çalışmadır. Pazar performansı metrikleri ve finansal veriler sırasıyla Datamonitor ve Bloomberg’den alınmaktadır.
|
| • yok Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
19/4/2007 - Bosch, Türkiye'de 3 kat büyüdü |
Bosch, Türkiye'de 3 kat büyüdü
12 Nisan 2007 Perşembe 12:17
Bosch Sanayi ve Ticaret A.Ş. Genel Müdürü
Gürcan Karakaş, 2006 ve 2007 hedeflerini anlattı.
Bosch Sanayi ve Ticaret A.Ş. Genel Müdürü Gürcan Karakaş, Bosch Grubu 2006 yılında tüm dünyada yüzde 5,3 büyürken, kendilerinin Türkiye'de 3 katı büyüdüklerini söyledi. Bursa'da basın mensuplarıyla sohbet toplantısında bir araya gelen Karakaş, Bosch Grubu bünyesinde, Türkiye'de otomotiv teknolojilerinden beyaz eşyaya, sanayi teknolojilerinden ısıtma ürünlerine kadar faaliyet gösteren 6 şirket bulunduğunu, 2006'nın kendileri açısından oldukça başarılı geçtiğini vurguladı.
Uzun vadeli planlar yaptıklarını, bu vadedeki planlarını aşmaları halinde kendilerini başarılı saydıklarını anlatan Karakaş, ''Geçen sene bunu yapabildik. Bosch Grubu 2006 yılında tüm dünyada yüzde 5,3 büyürken, biz Türkiye'de 3 katı büyüdük. Bu bizim için başarıdır'' diye konuştu. Karakaş, 2006 yılında 1,4 milyar avroluk ciroyu ulaştıklarına değinirken, ''Bunun 800 milyon avrosu ihracat. Toplam istihdam açısından, geçen seneyi biz 7 bin 400 çalışanımızla kapattık. Bu çalışanlarımızdan 5 bine yakını Bursa'da'' dedi.
''YATIRIMLARIN ASLAN PAYI BURSA'YA''
Son dönemlerde yaptıkları yatırımların aslan payının da Bursa'da olduğunu ifade eden Karakaş, son 10 yıldaki 900 milyon avroluk yatırımlarının 775 milyon avroluk bölümünün ağırlıklı olarak otomotiv teknolojilerine gerçekleştirildiğini vurguladı. Karakaş, geçen yıl Bosch Rexroth'un üretime başlamasının da yatırımları açısından kendileri için stratejik olarak büyük önem taşıdığını ifade ederek şöyle konuştu: ''Neden stratejik anlamda önemliydi? Otomotiv teknolojileri haricinde farklı bir alana yatırım yapmıştık.
Şöyle bakacak olursak faaliyet alanlarına, beyaz eşya, otomotiv teknolojileri ve Rexroth. Rexroth da makine sanayinin en önemli girdilerini oluşturuyor. Yani Türkiye'nin büyüyen, Türkiye'nin dinamiklerinin temsil edildiği alanlara yatırım yapıyoruz. Geçen sene ben, 'Biz 1971-72 yılında Bosch Sanayi ve Ticaret A.Ş olarak işe başladığımızda 150 kişiydik. Ama o çekirdek kadro çok hızlı gelişerek, çok hızlı büyüyerek, bu noktalara geldi. İnşallah Bosch Rexroth da bu başarılara imza atacak' demiştim. Dönüp baktığımızda planlarımızın üzerinde gidiyor Bosch Rexroth'un faaliyetleri. Bu anlamda bizim için önemliydi.''
Geçen yıl Bosch Sanayi ve Ticaret A.Ş'nin dizel fabrikasının açılışını gerçekleştirdiklerini, en yeni teknolojiyi Bursa'ya getirdiklerini belirten Karakaş, 3. jenerasyon common rail enjektörlerini de Bursa'da üretmeye başladıklarını söyledi. Gürcan Karakaş, Türkiye ve Bursa'ya getirdikleri her üründe aradıkları en önemli koşullardan birisinin yeni olması olduğunu dile getirerek, ''Çünkü her zaman için yeni ürünün orta uzun vadeli gelişme potansiyeli yüksek ve o ürünlerden daha fazla verimlilik alma şansınız var. Biz bunu Bursa'da yakalayabildik. Zaten o nedenle son dönemlerde Bursa'ya yoğun bir şekilde yatırım yapabildik' dedi.
ÇALIŞANLARIN İYİLEŞTİRME ÖNERİLERİ
Buna örnek olarak Bursa'daki çalışanların geçen yıl içinde kişi başına 3,1 iyileştirme önerisi verdiklerini anlatan Karakaş, konuşmasını şöyle sürdürdü: ''Çalışanlarımızın yarısından fazlasının verdiği 13 bin 300 iyileştirme önerisinin yüzde 97'si uygulandı. Dolayısıyla 5 bin kişinin birden fikir ürettiğini ve verimliliği artırdığını düşünün. Sadece üretimde değil, ürün geliştirmeden tutun, imalat hatlarının tasarımına kadar. Aslında vurgulamak istediğim nokta şu; biz Bursa'daki faaliyetlerimizde, Türkiye'deki faaliyetlerimizde değer zincirinin tamamında rekabetçi olmayı başarıyoruz. O nedenle yatırımlar Türkiye'ye geliyor.
Artık sadece imalat hattında bir şeyin montajını yapmak küresel rekabet için kesinlikle yeterli değil. Hele otomotiv sektörü için hiç değil. Dolayısıyla, daha ürün geliştirme, tasarım aşamasında üreteceğiniz makineleri düşünürken, üretimini yaparken, üretim yaptıktan sonra, sevkıyat aşamasında bunların hepsini topyekün ele almanız gerekiyor. Bunu da en iyi o işi yapan insanlarla yaptığımızı düşünüyorum. Dolayısıyla bizi Bursa'da başarılı kılan unsurların temelinde Bursa'daki yüksek nitelikli özveriyle çalışanlarımız geliyor.''
1 MİLYAR AVROLUK İHRACAT HEDEFİ
Karakaş, otomotiv sektöründe en fazla ihracat yapan tedarikçi konumunda olduklarını, Taşıt Araçları Yan Sanayicileri Derneğinin (TAYSAD) bu nedenle kendilerini ödüllendirdiğini belirtti. Bosch Sanayi ve Ticaret AŞ'nin ihracatının geçen yıl 526 milyon avro olduğunu ifade eden Karakaş, 2007 yılı hedeflerine ilişkin şunları söyledi: ''2007 yılında biz Bosch grubu olarak hedeflerimize, planlarımıza ulaşırsak, 1 milyar avroluk ihracat yapacağız. Bu önemli bir rakam. Büyük bir kısmı otomotivden gelecek. 1 milyar avronun aslan payı Bursa'da. Yapacağımız, bu yıl planladığımız 125 milyon avroluk yatırımın 80 milyona yakını yine Bursa'da Bursa'da gerçekleşecek. Yine otomotiv teknolojileri ağırlıklı olacak ve mevcut ürün hatlarımızı, kapasitemizi geliştirmeye devam edeceğiz.''
''BOSCH'UN KENDİSİ SOSYAL SORUMLULUK PROJESİ''
Karakaş tüm bunları yaparken, kurumsal sorumluluklarını da ihmal etmelerinin söz konusu olmadığını bildirdi. Bir vakıf şirketi olduklarını, hisselerinin yüzde 92'sinin Robert Bosch Vakfı'na, kalanının Bosch ailesinin varislerine ait olduğunu anlatan Karakaş, bu bağlamda hiç bir zaman almış oldukları önlemlerde, yapmış oldukları yatırımlarda, kısa vadeli çıkarların ön planda tutulmadığını vurguladı. Karakaş, son 3 senede 15 milyon avroluk çevre odaklı yatırım yaptıklarını ifade ederek, ''Bosch'un kendisi sosyal sorumluluk projesidir'' dedi.
|
| • yok Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
19/4/2007 - Borusan'da kariyer bir tık ötede |
Borusan'da kariyer bir tık ötede
18 Nisan 2007 Çarşamba 15:54
Borusan Grubu İnsan Kaynakları, Borusan’da
kariyer yapmak isteyenlere yeni bir portal sunuyor.
Her yıl birçok yeni üniversite mezununu yetiştirmek üzere kadrosuna katan Borusan’ın yeni İnternet sitesinden iş fırsatları, kariyer olanakları ve daha birçok konuda bilgiye ulaşılabiliyor. www.borusanliyiz.biz adresinden, 2007 yılı Yetiştirme Elemanı işe alım sürecini takip etmek, işe alım ilanlarını inceleyerek başvuruda bulunmak ve Borusan’da kariyerle ilgili önemli bilgilere ulaşmak mümkün.
17 Nisan 2007, İstanbul; Borusan Grubu İnsan Kaynakları, yeni açtığı İnternet sitesi www.borusanliyiz.biz ile kariyerine Borusan’da başlamak isteyenlere önemli bir bilgi kaynağı sunuyor. Her yıl çok sayıda yeni üniversite mezunu gence önemli kariyer fırsatları sunan Borusan Grubu’nda yer alan şirketlerin kapsamlı olarak tanıtıldığı sitede, grup bünyesindeki iş imkanları hakkında da adaylara güncel bilgiler veriliyor. Sitede yer alan iş ilanlarına İnternet üzerinden başvurulabiliyor.
Borusan’ın 63 yıllık tarihi, misyon ve değerleri, hedefleri, grup şirketleri hakkında bilgilerin yer aldığı sitede, Borusan’da kariyer ve yükselme imkanlarına dair önemli ipuçları da bulunuyor.
Borusan Holding Kurumsal Fonksiyonlar Grup Başkanı Canan Ercan Çelik, sitenin giriş sayfasında yer alan yazısında gençlerin kariyer seçimlerini yaparken dikkat etmeleri gereken noktalara değiniyor. Borusan’ın yeni mezun bir gencin hayalini süsleyen kurumsal özelliklerin tümüne sahip olduğunu belirten Canan Ercan Çelik yazısına şöyle devam ediyor:
“Çelik, distribütörlük, lojistik ve telekom alanlarında 4.600 çalışanımız var. Girmeyi hedeflediğimiz yeni sektörler bulunuyor ve Borusan olarak, ‘en güçlü sermayemiz insan kaynaklarımız’ ilkesiyle geleceğe yürüyoruz. Çalışmalarımızda dünyanın en gelişmiş şirketleri ile ortaklıklar kuruyoruz. 2010 yılına kadar kadromuza katmayı planladığımız 1.400 yeni çalışma arkadaşımızla birlikte, başta yurtdışı faaliyetlerimiz olmak üzere, ciromuzu iki kattan fazla artırmayı hedefliyoruz. Bu iddiayı paylaşabilecek, potansiyeli yüksek tüm gençleri aramıza katılmaya çağırıyoruz.”
Kariyerine Borusan’da başlamak veya devam etmek isteyenler, grubun 2007 yılı ‘Yetiştirme Elemanı’ işe alım süreci, ilan ve başvurular ile Borusan’da kariyer köşelerinden bilgilenerek iş başvurusu yapabiliyorlar. |
| • 1 Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
|
www.haberturkiye.blogcu.com
Güncel gelişmeler, Köşe yazıları, Yorumlar, Türkiye'nin en sıcak haberleri artık www.haberturkiye.blogcu.com da
Haber Kategorileri
|